8 Ocak 2015 Perşembe

2015'in İlk Yazısı...

Yine 1,5 ayı geçmiş yazmayalı. Bizdeki yoğunluklar aynı. Arda’nın okuma yazma durumları nihayete ulaştı. Hızlı gittiler gerçekten, dedikleri gibi de Ocak ayında tam olarak okuma yazmayı öğrendiler. Tabii bu arada hergün bolca da ödevimiz oluyor(du). Hani “bolca”dan kasıt ne diye soruyor bazı arkadaşlarım, bizim “bolca”mız hafta içi 7-8 sayfa, hafta sonu 12-15 sayfa arası ödevler. Bunların içinde okuma, yazma, matematik var. Okumalar paragraf başı bir kez olmayıp "defalarca" ya da "5 defa" olunca tabii, bu 12-15 sayfalık ödevler katlanarak devam ediyor(du).


Hani Arda’yı masa başına oturtmak çok şükür ki sıkıntılı olmadığı ve gayet de sorumluluk sahibi bir çocuk olduğu için ödev yetiştirmekte şimdiye dek zorlanmadık ama ödev miktarı çok olunca, öyle kendimize vakit ayıralım, tv izleyelim gibi olaylara da giremedik bu aylarda.

Tv demişken… Normalde zaten Digiturk falan yoktu evimizde. Kablolu tv kullanıyorduk ama sırf Yumurcak tv’deki çizgi filmlerin biri bitip diğeri başladığı için ve gece geç saatlere kadar da bu devam ettiği için Eylül ayında (okullar açıldığında) kabloluyu da iptal ettik. Şu anda çocuklar evde sadece TRT Çocuk’dan çizgi film izleyebiliyorlar ve orada da belli bir saatten sonra yayın kapanıyor.  Yumurcak tv’nin yokluğuna alışmaları da çok güç olmadı açıkçası.

Bir de I-pad ve bilgisayar oyunu sıkıntımız baş göstermişti ilk okullar açıldığı zaman. Sürekli “hadi Arda I-pad’i kapatıp yemeğe gel, dersini yap, şuraya git, buraya gel..vb” demekten bunalmıştık ki, bir anlaşma yaptık ve ben I-pad’in şifresini değiştirdim. Artık sadece benim iznim ve bilgim dahilinde o I-pad açılıyor. Ayrıca yüklenen oyunlar da kontrolüm altında. Yine o dönemlerde, evde kardeşiyle beraber oynadığı oyunlar gözüme batmıştı ve I-padde oynadığı oyunlara baktığımda, içinde silahlı, savaşlı..vb oyunların yüklü olduğunu gördüm. Hemen Arda ile anlaşma yapıp, bu tür oyunların onlar için sakıncalı olduğunu anlattım ve onun da bilgisi dahilinde hepsini sildim. Çok olgun karşıladı beni sarı şekerim. Hiç bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim. Şu anda oynadığı tek oyun minecraftın inşaat oyunu. Hatta bir ara zombili bir minecraft da yüklemişti ama o da denetimden geçemedi ve I-padden silindi!! :)

Bu bilgisayar oyunları ve I-pad konusunda cidden çok titizim. Evde oyun oynasın, kitap okusun, kardeşiyle faaliyetler yapsın.. Zaten havalar soğuk bile olsa mutlaka dışarı çıkarırız çocukları biz, öyle eve kapalı kalan çocuklar da değiller. Ama bu sanallıktan olabildiğince uzak dursunlar istiyorum… Umarım başarabilirim de…


Bu aralar hep Arda’dan bahsettim. Küçük lokumum da büyüyor tabii. Her hafta dört gözle oyun grubuna gitmeyi bekliyor. “Arda’nın ödevi var onu rahatsız etme sakın!” dediğimde hemen gidip Arda’nın odasının kapısını kapatıyor, “Benim de ödevim var zaten!!” deyip kendi masasına oturup çizim ya da boyama yapıyor. 3 yaşlarındayken Arda’yı nasıl bir yerde 3 dakika oturtamazken, Berk sanki arada en ufak bir genetik benzerlik yokmuşçasına tam bir masa başı insanı!.. Renkli kalemler, küt uçlu makas, birkaç sticker ve kağıt verdikten sonra kendisinden uzunca bir süre ses çıkmıyor. Gerçi Arda’nın da hakkını yemeyelim, o da özellikle 4 yaşından sonra masa başı etkinlik ve faaliyetlerini acayip sever olmuştu ve halen de böyledir. Anlayacağınız evdeki faaliyet kutumuzdaki araç gereçler sürekli tazeleniyor, birinin doğum günü mü var hoooppp “hadi bakalım doğum günü kartı yapıyoruz!” dememe kalmadan ikisi de masa başında yerlerini almış oluyorlar. İşte asıl sorun çalışan anne olmamdan kaynaklı bu tür faaliyetler yapabilmek için az zaman bulabilmemiz.. :(

Arda'nın binicilik kursu tam gaz devam ediyor. Her hafta sonu kursa giderken evde 1 kg havuç koyuyoruz poşetimize ve ordaki atları elleriyle besliyorlar ikisi de. Ben uzaktan, atların dişleriyle, salyalı salyalı o havuçları almalarını iğrenmiş gözlerle izlesem de, müdahale etmemem için eşimin sürekli "Ya dur, yıkarız nolcak!!" demesiyle, bu durumu sineye çekiyorum!.. Çocuklar zevk alıyor tamam da, ne biliyim işte... Atın salyası yahuuu!! :)

video

 Yazacak yine bir sürü şey birikmiş... Bu süreçte Arda gitar kursuna gitmek istedi, çok yakın aile dostlarımızın kızı piyanoya gittiği için muhtemelen ondan gaza gelerek kendisi de gitar öğrenmek istedi. O arkadaşının kursu zaten evimize de çok yakın küçük bir kurs olduğu için oraya başlattık ve 4 derstir de zevkle gidiyor. Annesi babası olarak müzikten ya da herhangi bir müzik aleti çalmaktan anlamadığımızdan, ev ödevlerini yapmamız için her dersin son 10 dakikası öğretmen bana da gösteriyor ve ödevi videoya çekiyorum. Arada ben bile öğrendim gitardaki notaları, tutuş şeklini falan :) Gitar, buz pateni, yüzme, binicilik...vb'te teorik bilgi bende süper gerçekten!! İş pratike gelince işte orda biraz tökezliyorum :)) Her gün 20 dakika kadar gitar çalışmamız gerektiğini söyledi öğretmen, biz bu kadar dikkatli olamıyoruz bu konuda maalesef ama en azından haftanın 3-4 günü akşamları çalışıyoruz.

video

Bir önceki postta da yazdığım gibi, her gün Arda'nın beslenme çantasına küçük notlar koymaya devam ediyorum. Artık çizimleri abartıp, minik değil gayet bir yerden bakarak resim yapıyorum. :) Ve artık okuma yazmayı öğrendiği için de el yazısıyla yazdığım notları kendisi okuyor sarı şeker.




Her seferide olduğu  gibi yine arayı bu kadar açmayacağım diye bitiyorum postumu!! Artık inanırsanız!.. :))