10 Mart 2015 Salı

ARDA 7 YAŞINDA VE RUNATOLIA 2015

Ardişkomun 7. yaş gününü kutladık geçtiğimiz haftalarda. Kaç yıldır bir parti düzenlemiyorduk Arda için, hep aile arasında evde kutlamıştık son 2-3 yıldır. Bu sefer baktım kendisi çevresindeki arkadaşlarının gittiğimiz doğum günü partilerinden sonra gaza gelmiş, öyle her sene yapamam ama bu sene yapalım diye kendisini ikna ederekten, minik bir doğum günü partisi düzenledik. Uğraşmak için, iyi bir organizasyon yapmak içn hiç zamanım yoktu ama yine de çok güzel ve çocuklar için değişik olan bir mekanda ferah ferah kutlamamızı yaptık.


Arda'nın at binicilik kursuna gittiği Ankara Binicilik İhtisas Kulübü'nün Restaurantında, hazır gündüz vakitlerinde restaurant da boş oluyorken, oranın organizasyon şirketinden bir palyaço da ayarlayaraktan bir doğum günü planladık. Çocuklar için asıl değişik ve ilginç olan şey ise, parti sonrasında ayarladığımız bir pony atın gelip, her bir çocuğu gezdirmesiydi. :) Arda ben büyük ata binmek istiyorum poniye bebekler biner havalarına rağmen, ayrı gayrı yok, herkes büyük ata binemeyeceğine göre, hepiniz poniye bineceksiniz diretmelerim sonucunda, herkes mutlu mesut partiden ayrıldı.


Normalde bıraksalar tuvalete bile arabayla gidecek kadar yürümeyi sevmem ben. Yürümekten nefret eden biri olarak, koşma kelimesinin tüylerimi nasıl diken diken edeceğinizi gelin siz düşünün. Benim aksime, eşim ise yürüme/koşma hastasıdır. 2 sene önce başladığı koşuya çeşitli maratonlara katılarak mevcut durumda 21 km'lik yarı maratonlarda koşarak da devam etmekte. Tabii her maraton sonrası eve madalyayla gelip kendi yaş grubunda da bazen derece alınca, Arda "Oooo babişkom yine madalya almış, canım başarılı babammm!!" diye bağırıp, eşim de bi havalara girince, dedim ben de madalya alırım!!! Hayır canım hiç de kıskanç değilim!! :) Amaç madalya almaksa, alırım elbet!! Başarıya giden her yol mübah mıdır??? O madalyayı almak için illa 21 km koşmaya gerek var mıdır??? :p Sonuçta ben 100 metre koşarak 2 tane kapı gibi madalya getirdim çocuklarıma. Üstelik nasıl eğlendim nasıl eğlendim anlatamam... :))


Her sene Runatolia (eski adı Runtalya) açılışı yüksek topuk koşusuyla yapılır. Geçen sene aklıma koymuştum zaten, düşünsenize hayatımda belki de bir kez yapacağım bir şey bu. Riski yok mu? Elbette var, minimum 7 cm uzunluğu, max 1,5 cm genişlikte bir  topuklu ayakkabı ile 100 metrecik de olsa koşmak ve yarışmak aslında denge açısından, bilek burkma riski açısından ve baldırlara bindirdiği yük açısından sıkıntılı. Ama öyle eğlenceliydi ki anlatamam. Seneye yine yapmak için sabırsızlanıyorum. Tamam 22 katılımcı arasından, önümdeki 3 kişiyi gördükten sonra amaaannn nasıl olsa dereceye giremiycem bari bileklerim sağlam kalsın, yavaşlıyım diyerekten 12. olmuş olabilirim (!!??!!) ama seneye için çok tecrübeliyim. Kesin ilk 10'a girerim!! :)) 

 
Şaka bir yana kızların %80'i milli sporcu olunca ve yaşları körpecik olunca, sonuncu olmadığıma sevindim. :)) Ama asıl eğlenceli olan oradaki ortamdı. Şenlik havasında, birbirini tanımayan insanların bile aynı amaç doğrultusunda birbirleriyle olan iletişimi ile soluklanması gereken bir havaydı. İyilik için koşan, yardımlaşma için koşan, engelliler için koşan, koşamayanlar için koşan binlerce kişiyi gördükten sonra, benim gibi yürümekten, koşmaktan nefret eden bir kişiyi bile koşmaya (hayır hayır yüksek topuk değil artık ciddi ciddi ilk etapta 10 km koşmaya başlıyorum) başlattırabiliyorsa, o ortamın verdiği hazzı siz düşünün... Seneye Allah ömür ve sağlık verirse, Runatolia'da ilk gün yüksek topuk, 2. gün de 10K koşusunda beni görebilirsiniz :)


Maratonun 2. günü eşimcim 21K koştu. İlk yarı maratonu değildi, bizi çok da şaşırtmadı başaracağı konusunda. Finish çizgisinde Arda ve Berk'i saldım üstüne, tam da hayalindeki gibi Finish çizgisini el ele geçerek hem maratonu bitirdiler 2 saat gibi bir sürede, hem de herkesten alkış aldılar.. :)


Aslında Antalya'ya 2 aile olarak gitmek için bir vito araç kiralamıştık. 4 şöför olarak çoluk çocuk eğlene coşa beraber gidecektik ama aracı beğenmeyince kiralamayı iptal edip 2 ayrı araba olarak gittik son dakikada. Yine de o uzun yol bile çok eğlenceliydi molalarda hep beraber olunca... Otel de aynı olunca, çocuklar da zaten birbirleriyle çok iyi anlaşınca mini bir tatil oldu herkes için.

Koşmaya başlamak için sabırsızlanıyorum. İnstagramda, internette bir sürü koşu sitesi ve koşucuları takip etmeye başladım, acayip gazım yani. Hele ODTÜ Stadyumda 2 tur koşup nefes nefese kalıyım ben görürüm kendimi ama, bırakın hayallerimle yaşıyım şimdilik... :))

4 yorum:

Nurten dedi ki...

Ardacığımın doğumgününü bi kez daha kutlarım ne zaman büyüdüler de 7 Yaşında oldular Kuzucuklar , hep mutlu ve sağlıklı olsunlar inşallah
Burcucum tebrik ederim o yüksek topuklularla yarıştığın için ne güzel bir anı olacak
star TV de gördüm seni kısa bir röportajını ekranda bile ( 5 kilo fazla göstermesine rağmen)
çok Fit görünüyordun güzel anne
Çok öpüyorum sevgilerimle...

Anne Akca dedi ki...

21K mi?!!! Bravo Volkan! hic bilmiyordum bu yonunu!
Burcusu gecen sene itibariyle ben de basladim kosmaya, aynen senin gibi hiiiic mi hic sevmezdim, simdi haftada bir, bazen 2 bizim evin karsisindaki golun etrafinda bazen 3 bazen 4 tur atiyorum...5k uzerine hic cikmadim, cikabilir miyim bilmiyorum ama benim de artik senin gibi bi 10k hedefiyle kendimi gaza getirmem lazim. Bi yastan sonra galiba artik sadece kilo vermek icin degil gercekten saglikli olabilmek, bu bidiklara iyi ornek olabilmek icin biraz hareket sart!

Naile dedi ki...

İlahi Burcu ben de dereceye girdin sandım :) Ama yine de hiç koşmayan birine göre çok iyi başarı sağlamışsın. Bence sen yine de koşmaktan önce yürümeyle başlasan?

Zeren dedi ki...

Doğumgünü mekanı süperdi. Kayra'nın ilk kez dibimde oturmayıp palyaçolu oyunlara katıldığı ilk sefer olarak da geçirdim kayıtlara:) Mina'nın uyku saati diye ilk ayrılanlardanız:( pony şansımız olmadı,sonradan öğrenince çok üzüldüm.
koşu olayın içinse tebrik ediyorum seni. hep özenip uzaktan baktığım bir konu,vücudum öyle ham ki cesaret bile edemiyorum:) sevgiler..