22 Temmuz 2011 Cuma

Bal Kaymak!!

Ne zamandır yeni kitap almıyordum Arda’ya. Bir de öyle alıştım ki oturduğum yerden, internetten alışveriş yapmaya, artık üşengeçlik midir neyse… Bir site buldum, ilk kitaplarım diye. Verdim siparişi, ilk deneme olduğu için de en ucuz kitapları seçtim, tanesi 2,5-3 TL civarı olanlardan. Hani belki baskıları kötüdür falan diye. Kitaplar geldi ve gerçekten muhteşem. İhtiyacınız varsa tavsiye ederim.

Arda’yı Temmuz ve Ağustos aylarında kreşe göndermiyorum. Evde zaten bakıcımız olduğu için, kreşte de yaz okulunda tek yaptıkları parklara bahçelere gitmek olduğu için gerek görmedim. Ha bir de Ağustos ayında bayram tatili, benim 2 hafta yıllık iznim derken zaten ayın 4’te 3’ünde evde olacağım, ya da tatilde. Kendi de gayet memnun bu durumdan. Eylül ayında da kreş konusunda yeni planlarımız var.

Arda son 3 haftada öyle değişti ki, gözlerimize inanamıyoruz ailecek. Yalnızca ailecekle kalsak iyi, çevremizdeki tüm herkes bu değişikliğin farkında. 3 hafta öncesinden başlamak üzere son 3 aydır baş gösteren garip davranışlardan birdenbire kurtulduk. Sürekli ağlamaları, birşeyi tutturması, su isterken bile ağlayarak istemesi, sert tavırları, kullandığı kötü kelimeler (pis, kaka…vb gibi), arkadaşlarıyla paylaşmaması, sözüm ona 2 yaş sendromumsu tavırlarına geri dönüş olmuştu çok. Üzülüyorduk. Hatta hamilelikten dolayı son 4 aydır çoğunlukla babası ilgilendiği için Ardayla, bu karakter değişiminde babasının Arda’nın her dediğini yapmasıyla, onu çok şımartmasıyla ilgili olduğuna dair ciddi şüphelerim vardı, hatta şüphe bile değildi, kesinlikle sebebin bu olduğuna emindim. Boşuna kocacığımın günahını almışım. Alakası yokmuş, sonradan anladık…


Neyse ki şu anda tam bir kaymaklı bal haline dönüştü. Maşallah demeliyim sanırım, zira ne zaman böyle şeyleri ağzıma alsam, ertesi güne kalmaz nazarım değer. Bu aralar öyle memnunum ki oğlumdan, sanırım 3 yaş 4-5 ay civarı bir çocuğun altın çağı :) Maşallah maşallah…

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Ya Düşürürsem Nolcak???

Tam hamilelikte 4,5 ayım bitmişti. Bir sabah işe gitmek için hazırlanırken, haftalardır Arda’nın giyinirken beni görmemesine özen göstermeme rağmen, dan diye odaya daldı. Baktı bana; ”anne neden göbeğin kocaman!!??!!” dedi!! Aslında bu anı videoya çekmek istemiştim hep, yani Arda’ya abi olacağını ilk söyleme anından bahsediyorum. Herşey çok spontane gelişti, olmadı…

Oturttum yanıma. “Oğlum, hani sana kardeş ister misin diye sorduğumuzda sen istiyorum demiştin yaa, biz de sana kardeş yapmak istedik, karnımın içinde de minicik bir bebek var ama henüz çok küçük. Biraz daha karnımda büyüyüp, sonra doktorlar onu oradan çıkaracak.  Sen de benim karnımdaydın, sonra yeterince büyüyünce doktorlar seni oradan çıkardılar. Hani videoyu da izletiyorum ya sana, işte oradaki gibi olacak. Ama kardeşin doğduğunda çok küçük olacak, onu senin kucağına vericem tamam mı?” dedim. İlk tepkisini, ilk cümlesini çok merak ediyordum. “Ama ben onu kucağımda taşıyamam ki, düşürürsem nolcak???” dedi :) İçimden, oğlum dedim yuh yani, bu kadar konuştum, bu konuşmadan çıkardığın ana fikir bu mu!!! Hehehe :) “Yok düşürmezsin ben sana yardım ederim” dedim. Konuyu uzatmadan kapattım.



Şimdilerde ara ara yine soruyor Arda, kardeşim ne zaman çıkacak karnından diye. Daha çok var diyorum. Yalnız şöyle bir sorun var, Arda yeğenim Nida’yı çok seviyor. Ve kardeş olarak onu istiyor :) Yeni doğacak kardeşinin adını da Nida koymak istiyor. “Ama oğlum senin kardeşin erkek olacak, kız değil. Nida kız ismi” dedim geçen gün, “Hayıııvvvv kız olsun kardeşim böhüüüüüü” şeklinde tepki verdi. Bilmiyorum oğlum duruma bakarız diye cevapladım ama ne zaman konu açılsa benim Nida kardeşim ne zaman doğacak diye soruyor. Bu konuda ne yapabilirim bilmiyorum. Bunu da doğumdan önce gideceğim doktorumuz Alev Hanım’a danışacağım. En kötü, oğlumuzun göbek adını Nida koyarız!!! :))))


Bu arada bugün 21. hafta kontrolümüz vardı bebiş için. Detaylı ultrasona da bakıldı ve şimdilik herşey yolunda görünüyor. 450 gr olmuş eskinin fasulyesi!! Arda kadar hareketli değil dedim doktoruma. Ya Allah dualarımı duydu da gerçekten uslu bir çocuk verdi, ya ben çokça hissedemiyorum henüz, ya da Allah korusun başka birşey mi var dedim... Çok fazla hareket etmiyor diyince ben, doktorum hemen kordon dolanmasından şüphelendi. Baktık ultrasonda, aslında gayet de hareketli, ama ben hissetmiyorum çok güçlü tekmeler dışındakileri. Kordon sorunu da yok görünüyor neyse ki... Herkes 2. çocukta rahat olur, birincilerde pimpiriklenir, ben tam tersi...

8 Temmuz 2011 Cuma

Piknik, Mangal, Futbol ve Kum

Geçen sene Eylül ayında gitmiştik Serminlerin hafta sonu evine. Bu seferki daha eğlenceliydi sanki. Yine bir avuç kum çocukların saatlerce bizi aramadan oynamalarına yetti. Kova, kürek, kamyon ve kepçelerle, kum taşıyıp durdular bir yerlere. Sonra bahçede çimler üzerinde futbol oynadılar, çimleri biçtiler, temiz havanın etkisiyle hiç yemedikleri kadar güzel yediler.

video

Emre Alp, Çınar, Arda... Bebeklik arkadaşları, hep beraber büyüyüp, hep böyle anlaşırlar umarım.. Umarım tek ve en büyük kavgaları, çiçekleri hortumla ilk kimin sulayacağı tarzı konularda olur!! :)



1 Temmuz 2011 Cuma

VZV

Her çocuk da her hamilelik de birbirinden farklıdır derler yaa… Bu seferkinde, biraz da daha fazla biliyor olmak yüzünden sanırım, ki buna tecrübe mi derler orası da meçhul, biraz da yaşlandığımızdan dolayı mı bilinmez, ilki kadar rahat ve kolay geçmiyor hamileliğim. Yok yine şükrediyorum çözümsüz problemlerim yok en azından ama öncekiyle kıyas yapıyor insan ister istemez…

Bu seferkinde de ilk 3 ayım zor geçti. Şu anda 20 haftalık oldu bebiş ama halen daha mide hazımsızlığım geçmiş değil. Halen daha tatlı yiyemiyorum, tatlı deyince bile midem bulanıyor. Ama bazen de inadına vüut tatlı istiyor.. O zamanlarda da bir lokma yiyebiliyorum sadece... Yok öyle ağdalı tatlılardan da bahsetmiyorum, şekerli bisküviler bile yetiyor ağzımı sımsıkı kapatmama. Ha bu kilo bakımından iyi bir şey elbet, ama ben onun yerine ekmek ve hamur işine dadandığım için hiç de hedeflediğim 11 kiloyla hamileliği bitirecek gibi değilim. Bundan sonraki dönemde almaya hakkım olan sadece 5,5 kilom kaldı!!!! Peeeehhhhh….


Pimpirikliğimden midir, her konuda eşeğimi sağlam kazığa bağladığımdan mıdır, bir türlü hiçbirşeyi olacağına bırakamadığımdan mıdır, herşey benim kontrolümde olsun istediğimden midir bilinmez, çevremde çok suçiçeği hastası çocuk olunca geçen ay ve bir tanesiyle de sıkı fıkı görüştüğümden dolayı, annemin de küçükken sen suçiçeği geçirmedin demesinden sonra, kendi doktorumu değil de Arda’nın doktoru Alev Hanım’ı arayıp böyle durumda ne yapmam lazım, kontrol ettirmek istiyorum diyince, kanında suçiçeği (VZV) antikoruma baktırmam gerektiğini öğrendim. Soluğu Düzen Lab.’nda aldım.

Bağışıklığımın olup olmadığı kontrol edilen VZV IgG ve o anda kanımda bu virüsün olup olmadığı kontrol edilen VZV IgM testleri yapıldı. Normalde beklenen IgG pozitif çıkarsa IgM’nin negatif çıkması gerekirken benim her iki değerim de gayet pozitif çıktı!!! Pimpiriğim yaa, ee ben aşı olduğum için IgG pozitif çıktı ama aşı olan insanlar da suçiçeği geçirebiliyor hafif de olsa diye hemen doktorumu aradım. Kendi doktorumdan başka 156327 tane doktora daha danıştım tabi bu süre içinde!!! Hepsi de bu iki değerin de birden pozitif olamayacağı yönünde hemfikir oldular. Sonuçta tahlillerde yalancı pozitiflik olabileceği, bazı virüslerin diğerlerini taklit edebildiği ya da tahlile yanlış bakıldığı …vb gibi yorumlarda bulunuldu. Bir hafta sonra da tahlillerin tekrarlanmasını istediler.


O bir hafta bana nasıl geçti, ya da nasıl geçmedi tahmin edersiniz. İnternette okunmadık makale, yorum, yazı, bilgi hiçbirşey bırakmadım. Ağlamaktan gözpınarlarım kurudu, herkesi bıktırdım. O dönemde sağolsun doktorum sürekli beni rahatlatmaya çalıştı, ki bir problem görse beni rahatlatmak için bir şey yapmaz. Ama bebeğimde olabilecek o milyonda bir ihtimal bile benim canımı sıkıyor(du). Sonuçta doktoruma göre, evet suçiçeği geçiriyorsam bu ciddi bir problem teşkil eder ama o anda klinik bir vaka değildim. Ne ateş, ne döküntü hiçbirşeyim olmadığı gibi IgG değerim de pozitifti, yani bağışıklığım vardı. Her gün vücudumda döküntü aradık…

Herkes 2. tahlillerde IgM’nin negatif olmasını beklerken, o sonuçlar da çıktı!! İkisi de pozitif… Yine… IgM değeri düşmüş, IgG değeri de birazcık yükselmiş. Yine herkes şok!! Iıı ıııhhh ikisi aynı anda pozitif çıkamaz!!!! Yine 156327 tane doktorla yaptığım görüşmelerden sonra yine baktım herkes rahat.. Dedim problem bende galiba. Zaten içime kötü bir şey de doğmuyor, sağlıkla alacağım kucağıma bebişimi… Bu sefer annelik içgüdülerimi dinleyeceğim. İçim şu anda huzurlu.. Bu kadar doktor yanlış biliyor olamaz. O milyonda bir ihtimali olan kişi ben olamam??!!?? Herşeyin hayırlısı.. Doktorum internetten araştırma yapmamı yasakladı. Arda’ya hamileyken de doğum videosu izlememi yasaklamıştı da ben eve gider gitmez internetten normal doğum videosu izleyip korkmuştum. Ama artık netten araştırma yapmıyorum bu konuda, zaten okunacak daha başka bilgi de kalmamıştır herhalde hazreti googleda!!!