28 Eylül 2009 Pazartesi

19 Aylık oldum bileee

Arda'nın tam 19. ayı bittiği gün aslında gitmemiz gereken 18. ay doktor kontrolümüze gecikmeli olarak gittik. Doktorumuz Alev Hn'ın bu ve önümüzdeki 2 aya ilişkin söyledikleri 30 madde şeklinde. Ama bu 30 maddeye geçmeden önce, benim aklıma takılan soruların cevaplarını yazıyım.



Soru 1: Arda'nın dişleri çok erken çıktı ve maalesef şekerli gıda tüketimi mevcut, en azından bu şekeri çok aşırı sevdiğinden dolayı, meyvelerden alıyor. Dişlerini fırçalamaya çalışıyoruz ama özellikle arka azılara çok da müdahale edemiyorum açıkçası. Flor tableti kullanmalı mıyım?

KESİNLİKLE HAYIR!. 2004 yılından beri flor tabletleri zararlı olduğu için kullanılmıyor. 3 yaşında zaten diş hekimine ya da bir pedodontiste gönderiyoruz çocukları, onlar gerekli görürlerse, dişler üzerine florla işlem yapıyorlar. Şu anda yapmanız gereken olabildiğince dişlerini fırçalamaya çalışmak.

Soru 2: Arda'nın özellikle puzzlelara hiç ilgisi yok. Evde bir sürü puzzle var ama yüzlerine dahi bakmıyor.

Yanlış puzzle kullanıyorsunuz. Hemen size evinizdeki puzzleları anlatıyım isterseniz. Böyle hayvanlı figürlü, kenarları çok girintili çıkıntılı, sizin bile yaparken düşündüğünüz cinsten, çok renkli, alacalı beleceli puzzler değil mi?? (Evet gerçekten de öyle!!) NEFRET EDER! Hayır sizin şu anda kullanmanız gereken sadece büyük geometrik desenli puzzlelar, ve dikkat; içinde daire MUTLAKA olmalı! Başlangıç için öncelikle bu puzzledan edinmelisiniz.

Soru 3: Arda çok hareketli bir çocuk, evde dışarıda, sokakta hiç yerinde durmuyor. Bir şeyle ilgisi 5-10 saniye ile sınırlı, hadi çok ilginçse bu 1 dk, ama daha fazlası değil. Dikkatinin dağınık olmasından korkuyorum. (MyGym'deki durumu anlattım.) Hiperaktiflik olduğunu zannetmiyorum, durum o derece de vahim değil aslında ama ne yapacağımı bilmiyorum.
Olabilir Burcu. Hiperaktif olup olmadığının kesin tanısını 5 yaşından önce koyamayız. Her çocuk farklıdır, senin çok hareketli yaramaz bir çocuğun var. Ben böyle bebekleri şahsen meraksız, hareketsiz çocuklara tercih ederim. Ama kontrol etmekte de fayda var. Mesela 3 aşamalı bir oyunu, Ör: "ellerimi sallarım, kollarımla oynarım, bacaklarımla zıplarım" ı şarkı şeklinde söyleyip, el-ayaklarla dans hareketi yaptığımızda 15 gün içinde bunu öğrenemiyorsa hiperaktif olma olasılığı vardır. Çünkü odaklanamaz, ilgisi dağınıktır.
Soru 4: Grip aşısı?? Ben şahsen yaptırmak istemiyorum. Zararlı olduğu yönünde çok şey duydum, okudum.
Evet zararları da var. Şimdiye kadar çoğu durumda tavsiye etmedim grip aşısını. Ama Arda grip aşısı olacak. Mesela sizden önce gelen hastama grip aşısı OLMAYACAK dedim. Çünkü ona gerek yoktu. Ama Arda olmak zorunda. Çünkü bu çocuk alerjik. En ufak bir öksürük, ateş, bu çocukta hırıltıya dönüşüyorsa, bronşlara iniyor, anında bronşit oluyorsa, bu çocuk grip aşısı olacak Burcu. Ayrıca Sağlık Bakanı da açıklama yaptı domuz gribi konusunda, %30-40 oranında da olsa domuz gribine de etkisi var bu aşının.
Soru 5: MyGym? Gidelim mi?
Tamamen senin kararın. Bu konuda yorum yapmam. Grip aşısı olduktan sonra gönderebilirsin ama huzursuz olacaksan da gitmeyebilirsiniz. Farketmiyor.
Soru 6: İlk defa bugün sabah "kaka" dedi, klozete yaptı. Olayı anlattım. Tuvalet eğitimine başlıyım mı sizce?? Sanki sinyallerini veriyor çünkü.

Hayır. Özendirmelere devam edebilirsin ama tuvalet eğitimi daha değil. 1,5-3 yaş arası tuvalet alışkanlığı verilecek. Gündüz çişi 3 yaşına kadar, gece çişi 5 yaşına kadar, gündüz kakası ise 3 yaşına kadar bitmiş olmalı. 1,5 yaş öncesi tuvalet eğitimine tabi kalan çocuklarda obsessif compulsive olma durumu oluyor. Çünkü 1,5 yaşına kadar oral dönem fikzasyonu varken, 1,5-3 yaş arası anal dönem fikzasyonu başlıyor. (Bu bize ev ödevi oldu. Evde bunlar ne demek çalıştık.)
Bu arada bu kakayı söyleme durumunda "tamam mı devam mı"yı merak edenlere: Ertesi gün bakıcı teyzemize söylememiş, direk beze! Sonraki gün akşam bana yine "kaka" dedi lakin o anda arabadaydık, dolayısıyla herhangi bir yerde durup yaptıramadık ama maalesef 3-5 dk sonra gerçekten mis kokular gelmeye başladı :) Bazen yine söylüyor ama bekliyoruz bekliyoruz adaptörün üzerinde fakat kaka yok!! Belli bir rutini yok yani!.. Bir keresinde de yine kakası olduğunu söyledi ama ne lazımlığa ne de adaptöre oturmamak için çok direndi, köprü kurdu. Oturtamadık ve altına bez bağlar bağlamaz bezine kakasını yaptı! Yani kakası geldiğinde çoğunlukla söylüyor ama tuvalete yapmayı da reddetmeye başladı. Bu iyi mi kötü mü? Normal mi? Nedir?? Kesinlikle ne ben ne bakıcı teyzemiz zorlamıyoruz tuvalete yapması konusunda, hatta ben bu fikre şu anda hiç hazır değilim, keşke hiç o gün bana "kaka" demeseydi.
Sorularım bu kadardı. Şimdi gelelim 30 adet maddeye...
1- Artık sizin siyam ikiziniz gibi. Dibinizden ayrılmıyor ve ayrılmayacak. (Neyse ki Arda benim değil babasının siyam ikizi. Onu daha çok seviyor!)
2- İnat had safhaya çıkacak. Her seferinde daha çok...

3- Diş fırçalamayı öğrenecek. Başarılı bir şekilde fırçalayabilecek.
4- Kaşık kullanmaya başlayacak. Çorbaları başarılı şekilde kaşıkla içebilecek.
5- Pipet kullanabiliyor olacak.
6- Çiğnemeyi, pirzolayı bile tam anlamıyla yapabiliyor olmalı ya da olacak.
7- Mevlana gibi kendi etrafında dönebilecek, kutu kutu pense oynayabilecek.
8- Gölgeyle tanışacak. Bol bol gölge oyunları yapılması gerekmekte.
9- Başparmağım-küçük parmağım ayrımını yapabilecek. Bunu öğretmemiz gerek. başparmağım hangisi dediğimizde göstermeli.
10- Minik minik mastürbasyona başlayabilecek. (Yok artık!! ciddi mi???!!!)
11- Önünde, yanında, arkanda kavramlarını öğrenecek.
12- Var-yok, evet-hayır kavramlarını öğrenecek.
13- Sıcak-soğuk, gece-gündüz, aydınlık karanlık, aydede-güneş teyze kavramlarını öğrenecek.

14- İçinde-dışında, içeride-dışarıda kavramlarını öğrenecek.
15- Üstünde-altında kavramlarını öğrenecek.
16- Basketbol potası edineceğiz. Kapı üzerine asıp basket atacağız.
17- Bu yaştaki çocukların en az 10-12 kelime konuşması/telaffuz etmesi gerekiyor.
18- Her dediğimizi anlıyor olması gerekiyor.
Bu dönemde ona küçük sorumlulukla vermeliyiz. Örnek olarak;
19- 1. sorumluluk: Hafıza oyunları. Ör: İyi bildiği bir nesne için, 2-3 gün sonra sormak: "Arda, biberonunu getirir misin tatlım?", "Bebeğim, tv kumandasını bulamadım, bana getirir misin lütfen!!" ya da ilk kez/nadiren gördüğü bir nesne için, nesneyi tanıttıktan 1-2 saat sonra: "Bitanem hesap makinamı getirir misin?"...vb.
20- 2. sorumluluk: Meyva soyacak! Evet evet portakalı, mandalinayı, muzu verin soysun. Bıçakla değil tabii ki!! :)
21- 3. sorumluluk: Buzdolabı. Buzdolabına bayılırlar. Karşılarına geçip saatlerce karıştırabilirler. Bırakın karıştırsın. Arada ona "Arda şurdan bana bir salatalık ver bakıyım!!", "Ardacım, bana bir portakal uzatır mısın!"...vb gibi konuşmalar da önemli.
22- Albümlere bakılacak. "Arda, Berna Teyzen nerede bu fotoğrafta?", "Bebeğim, Mehmet Amcan var mı buradaki resimde?", "Ardacım, kuzenin Bora hangisi?"...vb gibi sorular yöneltilecek.

23- Su dönemi. 1,5-6,5 yaş arası su, hem konsantrasyon artırıcı etki yapar, hem rahatlatır.. YAZ- KIŞ suyla oynanacak. Bunun için yere büyük bir muşamba seriyoruz, üstüne bir tencere içinde su ve bilimum su oyuncağı, tabak, bardak ne varsa. Tabii özellikle kışın kollu aktivite önlüklerinden de alıyoruz. (Bu arada mothercare'den aldım ben, 2'li satılıyor ve 24 TL)

24- Ahşap geometrik şekilli puzzle alınacak.

25- Radyo alınacak. Minik bile olur, o elinde oynayacak, açıp kapatarak müzik dinleyecek..

26- 3 figürlü dans öğrenecek.. (Yukarıda bahsettiğim şekilde bir dans)

27- Doğa kitapları okunacak. Özellikle sesli olanlar ilgisini çeker. Rüzgar, yağmur, gök gürültüsü sesi olanlar.

28- Ayrıntı sor ve eşleştir. Ör: Biir kitaptaki fotoda masa üzerinde duran vazo. "Aaa Arda bak bizim evde de konsolun üzernde bir vazo var!", kitapta gösterdiğimiz avize, "Arda, evimizdeki avize nerede oğlum??"..vb.

29- Fenerle tanışacak. Aydınlık-karanlık konusunda özellikle bir el feneri edinmemiz gerek. gece tüm ışıkları kapatıp, el feneriyle ev gezintisi yapacağız.

30- Anal dönem fikzasyonu çalışılacak. Çünkü artık anal dönem başladı!

Bu kadardı.. Arda, 19 ay itibariyle 13,1 kg. Boyu da tam doğru ölçememiş olma ihtimalimiz olsa da pek yerinde durmadığından, 86 cm civarı. Hala karma aşımızı olmadık. İşyerinden bir izin alabilirsem sağlık ocağına götürmem gerek 20. aya kadar! Ee tabii grip aşısı da olacak, onu da ihmal etmemeliyim.

19. ay itibariyle Arda şunu yapıyor bunu yapmıyor diye birşeyler yazmayacağım. Çünkü kesin olarak yapması gereken/beklenen şey yok artık. Ya da ilkler olduğu an zaten yazıyorum. Artık işin içinde İNAT da olunca, bazen bilinçli olarak yapmaması gereken şeyleri yapıyor, bazen de tam tersi..
Kesin olan tek şey var ki her bir şeyi anlıyor. İşine gelirse yapıyor.. Ama bu aralar her akşam odasının tavanındaki fosforlu aydede ve yıldız yapıştırmalarına bye bye yaparak uykuya gidiyor ve "Bak Arda Aydede de uyudu, senin de uyumanı istiyor!!" diyerek uykuya yatıyoruz, sabahları da ilk işi, "baba"dan sonra "aydede"yi sormak ve ona el sallamak oluyor. Bu çocuk en çok babasını sonra da aydedeyi seviyor. Ben kaçıncı sıradayım acaba???

25 Eylül 2009 Cuma

Şeker gibi..

Bayram geldi geçti.. Bu bayramların özellikle uzun zamandır görüşülemeyen akraba, eş, dost ziyaretiyle geçirilmesi gerektiğini savunmuşumdur hep. Bunu sadece geçen seneki şeker bayramında yerine getirememiştik, Arda ile ilk kez yaz tatiline çıkmak için, bayramdan 1-2 hafta öncesinde aileleri ziyarete gidip gönüllerini almıştık..





Bu seferkinde ise tatile gitmeyi hiç düşünmedik ama malum 4 günlük tatilde hem Eskişehir hem Karabük yapamayacağımız için, 1 hafta öncesinde Eskişehir'deki akrabalarımızı, bayramda ise Karabüktekileri ziyaret etik. Arda çok uzun zamandır teyzesini ve kuzeni Bora'yı göremiyordu, bu bayramlar da olmasa sülalenin biraraya toplanacağı da yok zaten.. Bayramların da amacı bu değil mi??



24 Eylül 2009 Perşembe

Bir ilk..

ama devamı olacak mı bilmiyorum..

Bu sabah 6'da uyandı. Bir saat kadar oynadıktan sonra pipisini göstererek "ka-ka" dedi. Ne zamandır demiyordu bu kelimeyi, sallamadım. Aradan 5 dk kadar geçti, yine pipiyi göstererek "ka-ka" dedi. Kokladım, kaka yoktu! Sonradan dank etti kafama. El ele tutuşup banyoya gittik. Adaptörünü taktım klozete, popoyu açtım, oturttum. "Kaka mı var oğlum?" dedim, cevap yok! 3-5 saniye sonra pıt pıt pıt düşme sesleri duydum :))

Ne zamandır hiç bu kadar mutlu olduğumu hatırlamıyorum!!

Sonra ıııhhh ıııhh diye tuvalet kağıdını gösterdi, bir parça koparıp verdim, adaptörde otururken güya pipiyi sildi! Sonra kağıdı bana verdi, çöpe eğilemedi otururken :) En son, indik klozetten, adaptörü kaldırdım, beraber kakalara bye bye yaptık ve sifona bastık. Tek başına basmaya gücü yetmedi, biraz yardım aldı annesinden tabii.. Ellerimizi yıkadıktan sonra da o mutfağa buzdolabını açmaya gitti (o sırada "mama mama" diye sayıklıyordu) ve ben de hemen telefona sarılıp babamıza haber verdim.

Devamı gelir mi bilmem, daha önce de kakasını yaptıktan sonra "kııhhh" diye birkaç kez haber vermişliği vardı ama devamı gelmemişti. Bu sefer yapmadan önce dedi yaa, "ilkler" kısmımıza not düşeyim dedim..

Sonuç olarak; klozette kaka gördüğümde bu kadar sevineceğim hiç aklıma gelmezdi!! :))

ps: Fotoları yükleyince bayramımızı yazacağım..

18 Eylül 2009 Cuma

Arda Kolbastı Oynarsa...

Bizim hip hopçı miniş meğerse kolbastı da oynarmış..

Arda, Şeker Bayramı öncesi Eskişehir'de kuzenleriyle beraberken... Hadi bakalım...

video

15 Eylül 2009 Salı

En Güzel Yolculuk...

- 1,5 saatlik bir yolculuğu ne daha güzel bir hale getirebilir???

Yolculuğa en sevdiğin arkadaşlarından biriyle çıkmak..



- Pekiii böyle bir yolculukta, yaramaz çocuğunuzu en iyi ne oyalar????

Tabii ki onun yaşında, üstelik en sevdiği oyun grubu arkadaşlarından birinin yanında olması, onunla oynaması…



- Yüksek hızlı trenle yapılan bir yolculukta oyunlar nasıl mı olmalı??

Öncelikle biletler, karşılıklı koltuklardan alınmalı - zira koltuklar arasındaki masa çok işe yarar. Sonra, bilimum kitaplar, yap bozlar, arabalar ortaya serilir.



- Bu sayılan oyuncaklar, 30 saniyede herşeyden sıkılan çocuklara yeter mi??? Yetmez!!!

Yetmezse, oyun hamuru çıkarılıp, çiçek böcek yapılarak, kısa bir yolculukta bile eğitsel faaliyetlerde bulunulabilir..



- Hmm sıkılıp oyun hamurunu yemeye mi kalktılar???

Hoooop hemen toplanır oyun hamuru, yerine renk kavramı öğrenilen bir aktivite seçilir.. Pipetler, pipet olalı hiç bu kadar işe yaramamışlardır.. :))



- Pekiii, sıkılıp pipetleri ortaya mı saçtılar?? Neden hiç şaşırmadım acaba!?!?

Bu durumda, çocukları babalara satma vakti gelmiştir. Biraz anneler fotoğraf çeksindir. Ortaya atıştırmalık meyveler, peynirli çubuklar, corn flakesler çıkar, bu durum bEbElerden çok bAbAlara yarar!!



Çok güzel ve eğlenceli bir gidiş dönüş yoculuğu yaptık Sibellerle.. "Yüksek Hızlı Tren"i düşünüp yapanlara da ayrıca teşekkürü borç bilirim. Bu derece konforlu, bu derece hızlı ve güvenli bir yolculuk keşke Türkiye'nin her yerine mümkün olsa...



Havaların biraz serin olması, bizi Porsuk kenarında gezmekten alıkoysa da, Espark AVM'de güzel bir gün geçirip, ziyadesiyle aile saadeti yaşadık.. Aaa evet saçlar mı?? Halamızın kuaföründe bir miktar sancılı da olsa, kuaförün azmi ve sabrı sayesinde, 3 kişi Arda'nın karşısında şebeklik yaparak kestirdik.. Umarım bir daha uzamazlar!! :)) Dönüş günü de Arda uyandıktan sonra, Eskişehir'e gelmişken Pino Cafe'de bir pino burger yemeden dönülmez dedik ve kendimizi attık Doktorlar Caddesi'ne...


Fotolar Sibel'in eşi Emre'den..

8 Eylül 2009 Salı

Bu Kadın Ne Yapıyor???

Neden çocuklu her ortamda, ben minik bir yer cücesinin peşinden koşturuyorum?? Neden diğer çoğu bebek ve annesi gibi 2 dakikalığına da olsa beraber oturup koklaşamıyoruz oğlumla??



Peki bu hissettiğim kıskançlık mı??



Yer: MyGym, 06.09.2009

Eğitmenler anne ve bebeklerine jimnastik yaptırırken, Arda bir kez bile yerine oturmadı. Ben bir yerden ve bir zamandan sonra onu kovalamaktan vazgeçtim. (Bknz: Alttaki foto, ayaktaki kadın!) MyGym oldu MyPlay!!



1,5 yılın sonunda oğlum hakkında öğrendiğim en önemli şey; spora yatkınlığı, fiziksel ve kimyasal olarak sporda ne kadar başarılı olduğu.. Oyun nerede o orada... Ne yapbozlar ne kitaplar onu hoplayıp zıplamaktan, tırmanmaktan atlamaktan alıkoyamıyor..



Özellikle de aşağıdaki fotoda (sağda) yer alan aletteki başarısını, henüz 1,5 yaşında olmasına ve aleti ilk kez görmüş olmasına rağmen, eğitmenler bile şaşkınlıkla izleyip tebrik ettiler! El-ayak koordinasyonu ve dengesi muhteşem. O gün çok eğlendiği de kahkahalarından belliydi...

Not: Fotolar sib'den...

4 Eylül 2009 Cuma

Menfaat..

En son 1,5 ay önce hadi öp bakıyım dediğimizde öpüyordu. 1,5 ay boyunca yapmadı. Unuttu sandık, üzüldük. Dün babası; “öpersen seni parka götürücem!” dedi, kocaman bir öpücük kaptı!!

Meğerse başından beri her şeyi anlıyormuş da işine gelmiyormuş... Ne kül yutmazmış, ne çakalmış meğerse...

Ama doğru mu bu? "Şunu yaparsan, bunu yaparım"lara alıştırmak yeni bir beyni?? Herşeyin karşılıklı yapıldığı şu dünyada, bu minik insanlara karşılık bekletmeden nasıl bir şey yaptırabileceğiz????

2 Eylül 2009 Çarşamba

Jr Akalın & Jr Arpak, Ama İkisi de Arda... (Yeni yazı eklendi)

Sarayköy Cennet Bahçesi’nin sahibi Nilüfer Hanım’dan, bu yazıma bir yorum geldi ve ben de verdiği bilgileri burada tekrar yayınlama ihtiyacı hissettim. (Yorumu, yorumlar bölümünden görebilirsiniz).

Yakın bir zamanda Cennet Bahçesi büyük bir yangın atlatmış, Nilüfer Hanım çocukları çok sevdiğinden dolayı ve zaten şu anda da ikiz bebeklere hamileliğinin son aylarını yaşamakta olan bir anne olarak, mekanını çocuklara uygun, onları eğlendirecek ve ailelerin de rahatça doğanın tadını çıkarabilecek tarzda oluşturmuş. (ki zaten aşağıdaki yazımda da oyun parkının çok güzel olduğunu yazmıştım.)

Hem hamileliğinden dolayı hem de bu derece büyük bir yangından sonra elbette böyle büyük bir bahçenin, mekanın eski haline dönmesi zaman alır. Benim, yazımı yazarken yangın hakkında az da olsa bilgim olmasına rağmen, bu konuya değinmemiştim. Ama şimdi bunu yazmam gerek çünkü Nilüfer Hanım der ki, seneye Cennet Bahçesi eskiden olduğu şekilde cennet gibi bir mekana dönüşecekmiş. Buradan Nilüfer Hanım’a sağlıkla bebişlerini kucağına almasını, sağlıklı sıhhatli bir şekilde bebeklerini büyütmesini ve mesleğinde de başarılarının devamını diliyorum. Seneye benim Arda’m 2,5 yaşında, tam da bu bahçenin tadını çıkaracak yaşta olacak ve umarım Nilüfer Hanım’ın da bahsettiği, daha önce görmeye fırsatım olmadığı Cennet Bahçesi’nin eski cennet gibi halini, seneye görebilirim.. (02.09.2009)
Çok fazla kişiden duymamıştım bu Sarayköy Cennet Bahçesi’ni.. Hangibar’ın sitesindeki yorumlara istinaden, hmmm gidilmesi gereken bir yer galiba diye düşünüp, peşimden Arda Arpak’ı ve ailesini de sürükledim!! Hata ettim.. Ne biliyim aslında çok güzel bir yer ama bakımsızdı çok. Hadi şehre çok uzak olmasını da geçtim (25-30 km), ama öyle güzel oyun parkı var ki çocuklar için ama öyle de pis ki! Yafuu 5 yıldır kullanılmamış sanki!! Hadi doğayla, börtü böcekle iç içe olmayı da anladım- ki amacı buydu zaten Cennet Bahçesi adında bir yere gitmenin- ama parktaki oyuncakların üzerinde gezinen bol ağ örmüş örümcekler de bu börtü böceğe dahil mi???



Yok yok.. Durum o kadar da vahim değil aslında.. Gerçi 2 adet büyük havuzundan daha bahsetmedim, yer yer mavi boyaları kalkmış ve içi boştu ama...

Eee çocuklar naptı?? Arda sürekli o pis parka kaçmaya çalıştı, babasıyla ben de onu ordan almaya.. Neyse ki sonradan Jr Arpak ile fark ettiler birbirlerini ve masamızın yanındaki çimlerde beraber oyun oynadılar. Özellikle Ce-eeee oyunları süperdi.. (Bknz: Alttaki video) Her seferinde benim Arda kaçma girişiminde bulunup oyunbozanlık yapsa da, Jr Arpak oyunun hakkını verdi; çok sadık bir biçimde, gayet tutarlı ve oyunu beraber oynama bilinci içinde oyun alanını terk etmeden, yanımızda akıllı uslu oynadı.




Bu güzel buluşma, biraz benim dikkatsizliğim ama daha çok Arda’nın haşarılığı sebebiyle, Arda’nın sandalyeden çimlere düşmesiyle moral bozukluğuyla bitti ama, neyse ki sadece burunda ufak bir kızarıklıkla atlattık durumu, defalarca oğlumdan özür diledim sadece 1 dakikacık gözümü üzerinden ayırdığım için. Ayırmamalıydım.. Neyse ki zemin yumuşak zemindi, neyse ki bir şey olmadı..




Çok güzel bir Pazar sabahıydı.. Eğlenceyi ve mutluluğu çok da uzaklarda aramamak gerekirmiş onu öğrendik ama pişman mıyız?? Şahsen ben değilim. Gittik, gördük.. Bir daha gitmeyiz ama böyle yerler de varmış deriz.. Zaten kafa dengi, anlaşabildiğin insanlarla, gittiğin en kötü yer bile güzel gelmez mi insana??
video

1 Eylül 2009 Salı

18 Aylık Doktor Kontrolü

18 aylık doktor kontrolümüz tam bir kontrol olamadı Alev Hanım’dan randevu almak çok zor olduğu için ama Arda’nın uzun zamandır hasta olduğunu zaten kendisi de bildiği için bize hasta muayenesi ayarladı sağolsun.

Arda’nın Ağustos ayı hastalık karnesini özetledim öncelikle kendisine; 1 hafta Medicana’da yattıktan sonra 13 Ağustos’ta hastaneden taburcu olduk. 22 Ağustos’a kadar her şey yolundaydı sadece öksürük vardı ama ne azaldı ne arttı bu öksürük. 22 Ağustos’ta gece uykusunda kustu, uyandı yine kustu. Hemen Hacettepe Acil’e götürdük gece 02:30’da. Kan tahlilinde lökosidi aşırı yüksek çıktı, idrar temizdi. Ertesi gün ve sonrasında kusma olmadı, ama ateş hep vardı. 2 gün sonra kontrol kan alımında lökosit değeri normale inmişti ama ateş devamdı hala.. Hacettepe Acildeki doktorlardan memnun kalmadığım için, Arda’yı Güven Hastanesi Acile götürdüm 28 Ağustos’ta. Arda sürekli kulağını gösteriyor, Hacettepe’de o kadar dedim kulağa bakmadılar, lütfen kulağı kontrol edin dedim doktora. Kulağa baktı, kızarıklık var! Kulak sıvısı artmış, orta kulak iltihabı.. Hemen Augmentin 400 mg, öksürük için de (alerjik olmasından şüphelenildiği için) Tavegyl yarım ölçek. 31 Ağustos’ta ateşimiz düşmüş, keyfimiz yerine gelmişti. İlaçlar doğru seçilmiş dedi Alev Hanım. Ama asıl önemlisi bundan sonra dedikleri..

Bronşiolit başlangıcı varmış Arda’da yine, öksürük nedeni..Arda alerjik bünyeli bir çocuk dedi, kimse beni inandıramaz alerjik olmadığına... Bir bebek bu kadar sık bronşit oluyorsa, geçirdiği her hastalık sonucunda broşlara iniyorsa, ya alerjiktir ya reflüsü vardır dedi. Arda’nın bebekken reflüsü vardı zaten, reflü ve alerji, bronşiti tetikler, şeytan üçgeni gibidir bunlar dedi.

Uzun süreli öksürük, mide kapağını gevşetir, bu reflüyü artırır, reflü aspire edilir, bu da bronşie neden olur, bronşit reflüyü azdırır, ve bu böyle devam eder dedi.. Bunun için anti reflü ilaç şart!! Ama öncesinde alerjisi için Singulair toz, günde 1 kez yarım ölçek yemeklerine katıyoruz. 1 hafta sonra reflü için Motilium şurup. Ve 2 hafta sonunda kontrole gidicez yine.

Alev Hanım bana o kadar güven veren bir doktor ki.. O kadar iyi bir doktor ki.. Üzerimdeki tüm yük kalktı onunla görüştükten sonra. Kadın bana Arda’da alerjik astım var dedi ve ben buna neredeyse sevindim. Çünkü hastalığına bir isim, bir tanı kondu yaa… Ve çaresi var yaa.. Allaha şükür..